Pityriasis rosea için hangi ilaç kullanılır ?

Mert

New member
Hayır.

Kortikosteroid kremler pityriasis rosea kaynaklı kaşıntı ve inflamasyonu azaltmak için kullanılabilir; ancak ürünün gücü, uygulama süresi ve vücudun hangi bölgesine sürüldüğü önemlidir. Yüz, genital bölge veya cildin ince olduğu alanlarda daha dikkatli olunması gerekir.

Bu nedenle evde bulunan eski bir kortizonlu kremi “Geçen sene buna iyi gelmişti” diyerek kullanmak yerine doktor veya eczacı görüşü almak daha güvenlidir.

Özellikle döküntünün gerçekten pityriasis rosea olduğundan emin değilseniz bu daha da önemlidir. Çünkü mantar enfeksiyonları, egzama, sedef ve başka bazı hastalıklar benzer görünebilir.

“Benimki Mantar Değil mi?” Sorusu Neden Önemli?

Çünkü ciltteki yuvarlak veya pullu lekeler her zaman pityriasis rosea değildir.

Klasik pityriasis rosea çoğunlukla gövdede başlayan, önce tek bir “haberci plak” ile kendini gösterebilen ve daha sonra cilt çizgileri boyunca yayılan karakteristik bir döküntü oluşturur. Ancak her vaka kitaplarda gördüğümüz kadar klasik değildir.

Bu yüzden özellikle döküntü alışılmadık bölgelerdeyse, avuç içleri veya ayak tabanları etkilenmişse, belirgin sistemik belirtiler varsa veya görünüm klasik tabloya uymuyorsa doktor değerlendirmesi önemlidir. Bazı durumlarda farklı hastalıkları dışlamak için ek testler gerekebilir.

Forum Deneyimleri Neden Değerli, Neden Tek Başına Yeterli Değil?

Forumların güzel tarafı şu: İnsan “Ben yalnız değilmişim” hissini yaşayabiliyor.

Bir kullanıcı “İlk hafta çok kaşındı, sonra azaldı” diyebilir. Bir başkası “Bende 8 haftada tamamen geçti” diyebilir. Bir diğeri “Nemlendirici kullanınca rahatladım” şeklinde deneyimini paylaşabilir.

Bunlar hastalıkla yaşayan kişinin psikolojik olarak rahatlamasına yardımcı olabilir.

Ama forum deneyimi ile tıbbi kanıt aynı şey değildir.

Bir kişinin acyclovir kullanıp hızlı iyileşmesi, ilacın mutlaka herkeste aynı sonucu vereceğini göstermez. Aynı şekilde birinin hiçbir ilaç kullanmadan iyileşmesi de ciddi kaşıntı yaşayan başka bir kişinin tedaviye ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez.

İyi sağlık iletişimi biraz da burada başlıyor: Deneyimi küçümsemeden, deneyimi bilimsel kanıt yerine koymamak.

Kadınların ve Erkeklerin Yaklaşımı Üzerinden Küçük Bir Forum Sohbeti

Diyelim ki forumda dört kişi konuşuyor.

Mert: “Bu neyse söyleyin, tedavi planını çıkaralım. Sabah-akşam ne kullanılacak?”

Elif: “Tamam ama önce bunun gerçekten pityriasis rosea olduğundan emin olmak lazım. Ayrıca kaşınıyorsa insanın uykusu da bozulabilir.”

Can: “Ben fotoğraf çekip önce yayılımını takip edeceğim. Artıyor mu azalıyor mu görmek istiyorum.”

Derya: “Ben de eşimle aynı evdeyim, bulaşıcı mı diye merak ederim. Çünkü insanın aklına ister istemez ‘Acaba ona da geçer mi?’ geliyor.”

Bu konuşmada erkekler “stratejik”, kadınlar “empatik” diye tek bir kalıba sokulmuyor. Çünkü gerçek hayatta insanlar çok daha renkli. Can empati kurabilir, Derya son derece analitik olabilir, Mert sağlık konusunda kaygılı olabilir, Elif ise gayet sonuç odaklı davranabilir.

Asıl mesele cinsiyet değil; kişinin belirsizlikle nasıl baş ettiği.

Biri kontrol listesi ister.

Biri güvence ister.

Biri bilimsel kaynak arar.

Biri “Bana daha önce bunu yaşamış biri lazım” der.

Ve hepsi anlaşılabilir.

Pityriasis Rosea Bulaşıcı mı?

Bu da sık sorulan sorulardan biri.

Pityriasis rosea'nın kişiden kişiye kolayca bulaştığı düşünülmez. Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte viral tetikleyicilerle ilişkisi araştırılmıştır. Ancak günlük yaşamda “Aynı havluyu kullandım, kesin karşı tarafa geçecek” şeklinde bir bulaş senaryosu beklenmez.

Bu bilgi özellikle sosyal hayat açısından rahatlatıcı olabilir. Çünkü döküntünün görünümü bazen hastalığın kendisinden daha fazla sosyal kaygı yaratabiliyor.

Hamilelikte Pityriasis Rosea Olursa Ne Yapılmalı?

Burada forum tavsiyesiyle ilerlemek doğru olmaz.

Hamilelik sırasında, özellikle gebeliğin ilk 15 haftasında ortaya çıkan pityriasis rosea ile bazı gebelik komplikasyonları arasında ilişki bildirilmiştir. Bu nedenle hamile bir kişinin yeni başlayan yaygın bir döküntüsü varsa kadın doğum uzmanı ve gerekirse dermatoloji tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Acyclovir gibi ilaçların gebelikte kullanımı ise doktor değerlendirmesi gerektirir. Burada “Forumda birisi kullanmış” bilgisi yeterli değildir.

Ne Zaman Doktora Gitmek Gerekir?

Döküntü üç ayı geçtiği halde düzelmiyorsa, kaşıntı günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyorsa, tablo giderek kötüleşiyorsa veya döküntünün pityriasis rosea olduğundan emin değilseniz dermatoloji değerlendirmesi mantıklıdır.

Ayrıca ateş, belirgin halsizlik, alışılmadık döküntü dağılımı, avuç içi ve ayak tabanlarının tutulması gibi durumlarda farklı tanıların değerlendirilmesi gerekebilir.

Burada kendimize şu soruyu sormak faydalı:

“Ben hastalığı mı tedavi etmeye çalışıyorum, yoksa henüz ne olduğunu bilmediğim bir döküntüyü mü?”

İkisi aynı şey değil.

Kısacası: Hangi İlaç?

Pityriasis rosea için tek bir “mucize ilaç” yoktur.

Hafif ve tipik vakalarda çoğu zaman tedavi gerekmez; hastalık kendiliğinden düzelir. Kaşıntı varsa nemlendiriciler, antihistaminikler ve uygun topikal kortikosteroidler semptomları kontrol etmek için kullanılabilir. Daha şiddetli veya yaygın vakalarda dermatolog acyclovir gibi antiviral tedavileri değerlendirebilir. Yaygın veya dirençli durumlarda fototerapi de seçenekler arasında yer alabilir.

Antibiyotikler ise pityriasis rosea'nın rutin tedavisi değildir.

Ve belki de en önemli nokta şu:

Ciltteki her kırmızı, pullu veya kaşıntılı lekeyi pityriasis rosea sanmamak gerekiyor. Doğru tanı, doğru tedavinin başlangıç noktası.

Çünkü bazen en stratejik hamle yeni bir ilaç almak değil, önce doğru soruyu sormaktır.

“Bu gerçekten pityriasis rosea mı?”

Bu soru, internette geçirilen üç saatten ve evde bulunan bütün kremleri sırayla denemekten çok daha değerli olabilir.
 
Üst